Dikkat,dikkat saray sineması müdüriyeti iftaharla sunar, bu akşam saat 8 de iki film birden, aşk, heyecan, macera, kin, nefret hepsi bu filmde. İslahiyenin sokaklarında at arabasının üzerine bindirilmiş, film afişlerinin bulunduğu, kartele dediğimiz reklam tahtaları eşliğinde, elinde honiye benzer sesinin daha uzağa ve gür çıkmasını sağlayan teneke boru ile insanları sinemaya davet eden göno ve tulluk bas bas bağırıyordu.Dikkat dikkat saray sineması müdüriyeti iftaharla sunar,hintçe şarkılı Türkce sözlü 32 kısım tekmili birden,bu akşam saray sinemasında; diyordu.         

Sinema salonu yazlık olsun kışlık olsun tıklım tıklım dolar, köy minibüsleri özel olarak sinemaya müşteri taşırlardı.İslahiye nüfusunun 3-5 bin kişi olduğu bu yıllarda aile filmleri oynatılır (Ezo gelin,Boş beşik) kadınlı kızlı sinema dolar taşardı.Film başladığında, salondaki insanı içine çeker, alır götürür, aşıksa aşkın seline kapılır, filmdeki oğlan olur yada kız,eğer film tarihi kılıçlı ise malkoçoğlu olur tarkan olur çeker kılıcını aslanlar gibi vuruşur.Acıklısı, güldürüşlüsü uzay filmi yada karete ne olursa olsun film bittiğinde evin yolunu tutarken insanların yüzündeki tebessüm,sinema salonunda oluşup yola çıkmıştır. İslahiye öyle bir mozaiktirki kültürel zenğinliğimizdir.

Bizleri bir araya getiren sarmaş dolaş eden kah ağlatan kah güldüren bazen düşündüren sinema, buluşma yeri, tanışma yeri, tartışma yeridir.Sinemanın tam karşısında Altıparmak’ın işlettiği Talan taksi ve jip garajı bulunuyordu burada ciğerci ismail dürümlerini seri bir şekide müşterilerine sunarken diğer tarafta,karpuz şartı bıçak,alıç bardağınan diye bağıran ,şam tatlıcı,bici bici,çekirdekçi gibi seyyar satıcılar sinemanın nimetlerinden faydalanırken Bombili,Aziz kalfa,Pape ve deli Ali şirinlikler yapıp şakalaşırlardı.İlk defa sinemaya gittiğim günü hatırlıyorum ama kiminle gittim hanği filmi seyrettim hatırlamıyorum,hatırladığım tek şey sinemanın önünde tahta sandalyesine yan oturmuş sırtını duvara vermiş etekleri neredeyse yere değen bir kadın, gözleri çakmak çakmak geleni gideni izliyor,aynı zamanda sağa sola emirler yağdırıyor, onu hatırlıyorum, o anı, yaşlı başlı bir kadın sinemacılık yapıyordu, o zaman bir kadını otomobil kullanırken görsem bu kadar şaşırmazdım herhalde evet bu oydu sinemacı safiye,burası safiyenin sineması saray sineması.Evinde çocuk büyüten çamaşır bulaşık yıkayan yemek yapan bir kadın olması gerekirken sinemacılık yapıyordu iyide yapıyordu iyiki yapıyordu. İslahiyemizin kültürel ve sosyal kalkınmasında sinemacı safiye bana göre mihenk taşıdır.Onun sinemasında çok güzel günler geçirdik,çok şey öğrendik.İslahiyede saray sinemasını her türlü zorluklarına rağmen uzun yıllar yaşatan sinemacı safiye’yi sayğı ve rahmetle anıyoruz.İslahiyeden Sevgilerle.

                                                               
Mehmet Ali Yuşan


“Sinema öyle bir keşiftirki; bir gün gelecek barutun elektriğin ve kıtaların keşfinden çok dünya medeniyetinin veçhesini değiştireceği görülecektir.Sinema dünyanın en uzak köşelerinde oturan insanların birbirlerini sevmelerini,tanımalarını temin edecektir.Sinema insanlar arasında görüş düşünüş farklarını silecek insanlık idealinin tahakkukuna en büyük yardımı yapacaktır.”                                                             

M.KEMAL ATATÜRK